Arsa karşılığı hasılat (gelir) paylaşımı sözleşmesi nedir, kat karşılığına iyi bir alternatif mi?
Olabilir: gelir (hasılat) paylaşımında daire yerine, arsana yapılan binanın satışından belli bir oranda para alırsın. Kat karşılığına göre daha esnektir ama seni koruyan asıl şey sözleşmedeki üç maddedir: asgari satış fiyatının belirlenmesi, satış hesabının denetlenebilmesi ve tapunun hangi aşamada devredileceğinin net yazılması.
Gelir paylaşımı (hasılat paylaşımı), arsanı müteahhide verip karşılığında daire almak yerine, o arsaya yapılan binanın satışından belli bir oranda para almandır. Yani kat karşılığında elinde somut bir daire kalır, gelir paylaşımında ise satış hasılatından pay kalır. Bu, kanunda adı tek tek yazılı bir sözleşme değildir; Türk Borçlar Kanunu'nun serbestçe kurulabilen isimsiz (karma) sözleşmeleri arasındadır ve Yargıtay içtihadında, ortakların ortak bir amaç için bir araya geldiği yönüyle kimi zaman adi ortaklık niteliğinde değerlendirilir. İçinde taşınmaz devri olduğu için resmî şekle tâbidir: geçerli olması için tapu müdürlüğünde ya da noterde düzenlenmesi gerekir, aranızda yazıp imzaladığınız adi kâğıt geçersiz sayılır (Türk Medenî Kanunu md. 706, Türk Borçlar Kanunu md. 237).
Modelin cazibesi şu: daire beğenme, kur'a çekme, alt kat üst kat eşitsizliği derdi olmaz; herkes aynı para havuzundan payını alır ve arsanın değeri doğrudan nakde döner. Ama bedelini de bilmek gerekir. Kat karşılığında elinde bir mal (daire) kalırken, gelir paylaşımında eline geçecek şey tamamen binanın kaça ve ne zaman satılacağına bağlıdır. Müteahhit satışı düşük fiyattan, kendi yakınına ya da kâğıt üstünde ucuz gösterebilir; satışı yıllarca sürüncemede bırakabilir. Yani senin kazancın, müteahhidin satış performansına ve dürüstlüğüne emanet edilmiş olur. Bu yüzden gelir paylaşımında asıl pazarlık, kaç daire alacağında değil, satışın hangi fiyattan ve nasıl yapılacağının kontrolündedir.
Seni koruyan üç madde vardır. Birincisi satış bedelinin tespiti: sözleşmeye bağımsız bölüm ya da metrekare başına bir asgari satış fiyatı yazdır, bunun altına satış yapılamasın ve piyasa değişince fiyatın güncellenme kuralını da koy. İkincisi hesap denetimi: her satışın sana yazılı bildirilmesini, satış sözleşmeleri ve tahsilatların kaydını görme, gerekirse bağımsız bir mali müşavire denetletme hakkını sözleşmeye geçir; paranın ortak bir hesapta toplanıp senin payının doğrudan sana ödenmesi en güvenli yoldur. Üçüncüsü tapu: tapuyu peşin topluca devretme. Kat karşılığındaki gibi burada da devir, inşaat ve satış ilerledikçe kademeli olmalı ve sözleşmeni tapuya şerh ettirmelisin (Türk Medenî Kanunu md. 1009, Tapu Kanunu md. 26); şerh, müteahhidin arsayı senden habersiz başkasına satmasını ya da üzerine ipotek koydurmasını engelleyen asıl kalkandır.
Son olarak vergi tarafı da farklıdır: kat karşılığı çoğu zaman bir tür trampa (arsa karşılığı daire) sayılırken, gelir paylaşımında eline nakit para geçtiği için gelir vergisi ve KDV yönünden sonuç değişebilir; bu, imza öncesi mutlaka hesaplanması gereken bir kalemdir. Buradaki her oran, rakam ve sözleşme maddesi kişiye ve parsele göre değişir. Kesin durum için tapu müdürlüğü, belediye ve vergi tarafında Gelir İdaresi (GİB) gibi resmî kurumlar ile bir taşınmaz hukukçusu (avukat) ve mali müşavir esastır; bu içerik yalnızca bilgilendirmedir, yatırım ya da hukuk tavsiyesi değildir.
"Gelir paylaşımında elinde daire kalmaz, satış hasılatı kalır; o yüzden asıl işin binanın yapımını değil, satışın fiyatını ve hesabını sözleşmeye bağlamaktır."
BUNU SORAN ŞUNLARI DA SORDU
Sorunun parseldeki karşılığını konuşalım.
Ada-parseli söyle; ilk bakış ücretsiz, telefonu ben açarım.
Telefonu ben açarım · Satış baskısı yok · Hafta içi 09:00–20:00 · Hafta sonu 10:00–18:00